GÜNEYDE BİR SAHİL KASABASINA YERLEŞİP KÜÇÜKBİR İŞLETME AÇMAK İSTEYENLERE YAŞANMIŞ DENEYİMLER

Şehir bir çoğumuz bir kabusa dönüşmeden önce, her birimiz üniversiteyi bitirip iyi bir şirkette güzel beyaz yakalı bir işe girmeyi hayal ederek büyüdük. Ailemizden güzel bir iş, parlak bir araba, başımızı sokacak bir ev, mutlu bir evlilikle başlayan gelecek hayallerine, seyahat ve dil kolaylığıyla birlikte dünyayı gezmeyi ekledik. Büyük çoğunuz, bu hayallerin büyük çoğunu gerçekleştirdik. 

 

Fakat, bir terslik var, hayaller gerçekleşse de mutlu değiliz. 

 

Yaşadığımız yerden, ciğerlerimize çektiğimiz havadan, yediğimizden, kiralardan, faturalardan, üstümüze üstümüze gelen şehirden, metrodan, trafikten, mesailerden, insanların hırslarından ve acımasızca davranışlarından bıkıp usandık. Şehir gecesiyle, gündüzüyle bir kabusa dönüştü. 

 

Bir çoğumuz yurt dışına yerleşti. Kalanlardan dertleştiğim konuştuğum hatırı sayılır bir kalabalık da güneyde bir sahil kasabasına yerleşip, işi gücü bırakıp küçük şirin bir kafe ya da lokanta açmayı hayal ediyor. Beyaza boyalı duvarlar, şirin çivit mavisi pencereler kapılar, bahçede çiçekler ohh mis! Düşünmesi bile insanın içini açıyor, farkındayım. Kafasında soru işaretleriyle, sürekli bu işin olurunu hesap etmeye çalışıyor. 

 

Ben Hilal, iki yıl önce kurumsal hayatı terk ederek, Fethiye Kayaköy'e yerleştim. Eşim Serkan'la birlikte İncir adında küçük bir restoran işletiyoruz. Şehri terk etmenin, güneye yerleşip bir restoran açmanın ve kırsalda yaşamanın güzelliklerini, zorluklarını, avantajlarını, sıkıcı taraflarını deneyimliyoruz. Bu deneyimleri, bu hayali kuran insanlarla paylaşmak istiyoruz. Instagram, Facebook sayfalarından veya blog bültenine üye olarak yazılarımızı takip edebilirsiniz. Kim bilir belki bir gün gelir yemeğimi yer, misafirimiz olursunuz, yüz yüze sohbet etmek imkanımız da olur :)

Sevgiler, 

Hilal

© 2023 by Güneye Yerleşmek