• Güneye Yerleşmek

İYİ YEMEK YAPMAK YETERLİ Mİ?

Herkes iyi yemek yapabilir; fakat evinizde 10 kişiyi akşam yemeğine misafir olarak ağırlamakla, onlarca hatta yüzlerce kişiye yemek hazırlamak arasında devasa bir fark olduğu kaçınılmaz bir gerçek. Evinizde misafirleriniz güzel sözleriyle tatlı tatlı gururunuzu okşarken, işin içine "para" yani o yemeğe bir bedel ödemek girince, işler değişiverir. Restoran mutfağı acımasız bir yerdir. Pek çok arkadaşım, profesyonel hayatı bırakıp aşçılık okumak üzere bana deneyimlerimi soruyorlar. Onlara okulu düşünmeden önce 18 litrelik yağ tenekesini kaldırdıklarını hayal etmelerini istiyorum ya da dev bir kepçe ile dev bir kazanda çorba karıştırdıklarını ya da yaklaşık 8 saat ayakta ve sıcakta iş yaptıklarını..




Bütün bunlara "tamam, benim için sorun olmaz, uyum sağlarım" diyorsanız, aşçılık okullarından birine gitmekte ısrarcısınız. Uzun süre araştırdınız ve bir okulda karar kıldınız. Zamanınızı ayırdınız, okula devam ettiniz, sıkı çalıştınız ve diplomanızı aldınız.

Artık bir aşçısınız. Burada yapılan en ama en büyük hata hemen bir işletme açmak! Nereden mi biliyorum? Çünkü ben de bu hatayı yaptım. Okuldan daha mezun olmadan, çoktan tadilata başlamıştık bile. Üstelik 80 kuverlik bir öğle yemeği işletmesiydi. Sadece sabah kahvaltısı ve öğle yemeği ile başlamak için çok masumcu gelmişti. Saat 12:00'de herkes aynı anda öğle yemeğine inene kadar! Aynı anda 80 kişinin çorbasını, ana yemeğini, tatlısını, salatasını hazırlamanız gerekiyor. Fazla vaktiniz yok; çünkü 13:00'de öğle tatilleri bitiyor. Delilik! Mutfakta üç aşçı bile olsa delilik! Ama işin içine girmeden, orada, o küçücük mutfakta 12:00 - 13:00 arası bizzat bulunmadan ve çalışmadan bunu öngörebilmeniz imkansız. Şimdi olsa ne yapardın diye sorarsanız, kesinlikle en az 3 farklı işletmede 2 -3 yıl kadar deneyim sahibi olurdum.


Bir işletmede mutfak personeli olarak çalışmak da ayrı bir konu. Mesela yaşınız 35, bir bankada şube müdürüsünüz. Belirli bir hayat standardınız var. Sonra ikinci bahar diyerek aşçılık okumuşsunuz. Aşçılık okuduğunuz süre zarfında, cebinizden yemişsiniz; çünkü hayat giderleri asla durmuyor ve sizin meslek değiştirmenizi dinlemiyor. Sıktınız dişinizi okulu bitirdiniz. Bir yer açmak için yeterince deneyimli değilsiniz ve işe girmek, deneyim sahibi olmak istiyorsunuz. Size işe başlatacakları nokta en alt seviye olacaktır. Şube müdürlüğünden sonra bütün gün patates, soğan soymaya psikolojik olarak ne kadar hazırsınız? Yıllarınızı verip ilmek ilmek işlediğiniz kariyerinizi bırakıp, stajyer seviyesinde bambaşka ve fiziksel güç gerektiren bir sektörde işe başlıyorsunuz.


Söz konusu yemek yapmak olunca, yemek yiyen her insanın bir fikri olduğunu asla unutmamalısınız. Sizi eleştirecekler, yargılayacaklar, daha iyisini yaptıklarını iddia edecekler, tarif verecekler, "bunu yapmakta ne var" diyecekler. Mesela bir iki parçayı çalmayı becerebiliyorsunuz diye, kalkıp gitar konseri vermeye kalkarsanız insanlar size garip garip bakacaktır. Uçakla uçmayı çok sevdiğiniz için paraşüt pilotluğu yapmaya kalktığınızda size deli diyeceklerdir. Çünkü tehlikelidir, canınızdan olabilirsiniz. Ancak aynı şekilde yeterince deneyimsiz bir şekilde işletme açmaya ve yemek yapmaya

kalktığınızda da paranızdan olabilirsiniz. Yemek konusunun bu kadar basite indirgenmesinin haksızlık olduğunu düşünüyorum. Gıdanın ve gastronominin

değersizleştirilmesi üzücü. İşin özünde, yemek ve gastronomi derinlikli bir mevzudur, iyi yemek yapmanın ötesindedir ve deneyim gerektirir.




31 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

© 2023 by Güneye Yerleşmek